TÜRKFENCİ
Hoşgeldin!!
Kaydını hemen yap ki sitemiz büyüsün, daha yararlı olsun..!


Bilimde ve İlimde Türkiyeyi En Üst Seviyeye Ulaştırmak İçin TÜRKFENCİ'yi seçin
 
AnasayfakapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 HÜCRE YAPISI VE İŞLEVLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
BilgeTürk
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 233
Yaş : 24
Nerden : erzurum fen den
Puan : 3847
Özel puan : 0
Kayıt tarihi : 23/09/08

MesajKonu: HÜCRE YAPISI VE İŞLEVLERİ   Salı Eyl. 23, 2008 8:05 pm

HÜCRE YAPISI VE İŞLEVLERİ



1-HÜCRE
ZARI


[size=25]
Her hücrede bulunur. Ve
ince yapısından dolayı ancak elektron mikroskobu ile ayırt edilebiliriz.
Sitoplâzmayı sınırlar ve madde geçişini düzenler. İki fosfolipitten meydana
gelen hücre zarında fosfolipitlere ek olarak proteinler, glikolipitler ve
glikoproteinler bulunur. Bazı proteinler zarda enine uzanarak madde geçişini
sağlayan
por adı verilen geçitleri
oluştururlar. Ve porlar ise hücre zarından geçemeyecek olan suda erimiş küçük
maddelerin geçişini sağlar. Glikolipitler ve glikoproteinler, zara mozaik bezeri
bir görüntü verir. Hücre dedektörleri diyebileceğimiz
reseptörler
de bu maddelerden
oluşur. Bu yapı sayesinde hücre bulunduğu ortamdaki değişiklikleri ve uyarıları
algılar ve tepki gösterir. Reseptörlerin tahrip olması durumunda hücre
çevresinde olup biteni algılayamaz buda kansere sebep olabilir. Canlı olan zarın
geçirgen olabilmesi için akışkan olması gerekir. Zar katılaştığında geçirgenliği
değişir ve enzimler inaktif duruma geçer. Bu nedenle hücre zarında, sıcaklığın
değişkenliğine göre, lipit bileşimi
değiştirilir.




HÜCRE
ÇEPERİ

Bitki, mantar ve bakteri
hücrelerinde bulunur. Bu canlılarda bulunan çeperlerin temel yapıları
farklıdır. Çeper, bitkide selüloz, mantarlarda kitin, bakterilerde ise
aminoasit ve glikoz türevi molekülünden meydana gelmiştir. Temel maddesi selüloz
olan bu yapı bitki dokularının mekanik direncini sağlar. Cansızdır ve üzerinde
porları bulunur. Komşu hücrelerin çeperi, birbirine pektin maddeleri ile
bağlanmıştır. Hücreler arasındaki petkinden oluşan bu tabakaya
orta lamel
denir.
2-SİTOPLÂZMA

Sitoplâzma; hücre zarı ile
çekirdek arasında bulunan, hücre iskeleti, organeller ve sitozol adı verilen
sıvıdan oluşan hücrenin bölümüdür. Sitoplâzmada canlı yapıyı organeller Cansız
yapıyı ise organik ve inorganik bileşikler oluştur.


[b]ORGANELLER

MİTOKONDRİ

Oksijenli solunum yapan bütün
ökaryot hücrelerde görünür. Hücredeki görevi, enerji üretmektir.
Dolayısıyla; enerji ihtiyacının ve aktif taşımanın fazla olduğu hücrelerde
sayıları fazladır. Genellikle hayvan hücrelerindeki sayısı bitki hücrelerinden
fazladır.

Çift katlı zar yapısında olan
mitokondrinin dış zarı düz ve esnek, iç zarı ise genişletilecek şekilde
krista adı verilen kıvrımlardan oluşur. Bu
kıvrımların arası
matriks
adı verilen sıvı ile doludur. İç
zarın üzerinde ve matriks içerisinde solunum enzimleri bulunur. Vücuda alınan
besinler sindirim sistemimde yapı taşlarına parçalanarak hücrelere geçer.
Hücrelere geçen besin maddeleri mitokondride oksijenle yakılarak ATP enerjisine
dönüştürülür. Bu olaya oksijenli hücre solunumu denir.

Mitokondride DNA, RNA ve
ribozomlar bulunur. Tıpkı bir hücre gibi mitokondrilerde bölünebilirler. Ayrıca
kendilerine özgü bir metabolizmaları vardır. Mitokondrinin DNA’SI çekirdeğinkine
göre daha az bilgi taşır.

RİBOZOM
[b]Virüsler hariç bütün hücrelerde
bulunan ribozom, en küçük organeldir. Ribozomlarda protein sentezi yapılır.
Hücreye giren aminoasitler burada protein haline getirilir. Hücre dışında da
gerekli ortam hazırlandığında protein sentezi
yapılabilir.

Zarlı bir organel olmayan
ribozomların yapısında r RNA ve proteinler bulunur. Protein kısmı ribozomlarda,
r RNA kısmı ise çekirdekçikte yapılır. Ribozomu oluşturacak r RNA ve
proteinler, çekirdekte birleşerek büyük ve küçük birimler meydana getirirler. Bu
birimler, daha sonra sitoplâzmaya geçer. Protein sentezi yapıldıktan sonra
birimler birbirinden ayrılırlar.

Ribozomlar, hücrede bir organele
bağlı veya serbest olarak görünürler. Bağlı olarak E.retikulum ve çekirdek zarı
üzerinde serbest olarak ise sitoplâzma sıvısı, kloroplast ve mitokondri
matriksinde görünür.

ENDOPLAZMİK
RETİKULUM

Hüre zarını, çekirdek zarına
bağlayan kanallardan meydana gelir. Alyuvarlar hariç, genelde bütün ökaryot
hücrelerde bulunur. Bu yapı her hücrede kendine özgüdür yani kanalcıkları sabit
değildirler. Kanalcıklar hücre bölünürken kaybolur daha sonra yeniden oluşur.

GRANÜLLÜ ENDOPLAZMİK
RETİKULUM

[b]Zarları üzerinde ribozom bulunduğu
için granüllü bir görüntüye sahiptir. Bu organel tipi protein üretiminin fazla
olduğu hücrelerde daha iyi gelişir.

GRANÜLSÜZ ENDOPLAZMİK
RETİKULUM

[b]Üzerinde ribozom bulunmayan düz bir
yapıya sahiptir.

Başlıca
özellikleri:

-Zarları üzerinde bulunan
ribozomların sentezlediği proteinleri golgi aygıtına
taşır.

-Yağ sentezi
yapar

-Hücreye desteklik
sağlar.

-Hücre içi iletişimi
sağlar.

-Hücrede asidik bazik tepkimelerin,
birbirini etkilemeden geçekleşmesinde görev alır.

-çizgili kaslarda kasların kasılıp
gevşemesini sağlar.

-Yapı ve fonksiyon yönüyle çekirdekle
ilişkisi vardır.

GOLGİ
AYGITI

Olgunlaşmış alyuvar hücreleri hariç
bütün ökaryot hücrelerde görülür. Üst üste yığılmış yassı keselerden meydana
gelir. Bu keseler golgi ve diğer yapıtlar arasında madde taşımasında görev
yapar. En önemli fonksiyonu salgılamalardır.

Golginin hücredeki
fonksiyonları:

-Oluşturduğu kesecikler, hüre zarının
yapısına katılır. Zarın hareket etmesini ve genişlemesini
sağlar.

-Salgı yapan hücrelerde çok iyi
gelişmiştir.

-Lizozomun oluşumunda görev
alır.

-Keselerden tomurcuklanma ile bazı
kofullar oluşur.

-Bitkilerde hücre çeperinin
üretiminde rol oynar.

LİZOZOM
İçerisinde
hidrolitik(parçalayıcı) enzim bulunan, 1mm büyüklüğünde, tek katlı zarla
çevrili, kese şeklindeki yapılardır. Lizozomun enzimleri ribozomlarda
sentezlenir, endoplazmik retikulumla golgiye getirilir, burada paketlenerek
kesecikler halinde salınır.

Lizozomda elliye yakın enzim
bulunur ve bunlar en iyi phsı yaklaşık 5 olan ortamlarda çalışır. Bu nedenle
sitozoldan, lizozom içine aktif taşımayla hidrojen iyonları pompalanır.
Sitoplâzmaya enzim sızması durumunda bu enzimler ph değeri nötral olan ortamda
çalışmaz. Ancak çok sayıda enzim sızması durumunda hücre parçalanabilir. Bu
organel alyuvarlar hariç, tüm hayvan hücrelerinde, özelikle pinositoz Ve
fagositoz yapan hücrelerde bol miktarda bulunur. Bitki hücrelerinde ise bu
yapıya benzeyen yapılar bulunur.

Lizozomun başlıca
görevleri:

-Hücre bölünmesinde ve yaşlı
organellerin parçalanması

-Hücre savunmasında görev alan
akyuvar hücrelerinde çok sayıda bulunur.

-Spermin yumurtayı delmesinde görev
alır.

-Lizozom bozulması sonucunda mutasyon
oluşabilir ve bunun sonucunda kansere sebebiyet
verilebilir.

Lizozomun hidrolitik enzimleri,
hücrenin kendi organik materyallerinin de geri dönüşümü için kullanılır.
Hücrenin kendi lizozomu ile kondröllü olarak yıkılması çok hücreli
organizmaların gelişiminde önemli rol oynar.

Organelde parçalayıcı
enzimlerinden birinin yok olması sonucunda depolama hastalığı ortaya
çıkar.



KOFUL
Hücrelerde artık madde, mineral,
besin ve bazı pigmentlerinde depolandığı, tek zara sahip, torba şeklindeki
organeldir. Genellikle golgi ve endoplazmik retikulumdan meydana gelir.

[b]BESİN
KOFULU

Genellikle bir hücreli canlılarda
ve akyuvar hücrelerinde bulunur. Bu kofullar büyük moleküllü besinlerin
değişikliğe uğrayarak kese şeklinde hücre içine alınmasıyla oluşur. Koful içinde
moleküller lizozomlar sayesin de küçük moleküllere ayrılır. Küçük moleküller
koful zarından sitoplâzmaya geçer ve hücre işlevlerinde kullanılır.

BOŞALTIM KOFULU

Tatlı sularda yaşayan tek
hücrelilerde bir yâda iki tane bulunur. Görevi hücre içerisindeki fazla suyu
dışarıya atmaktır.

DEPO
KOFULU

Bu koful bitki hücrelerinde tipik bir
yapı olup hayvan hücrelerinde küçüktür. Metabolizma sonucunda ortaya çıkan
zehirli maddeler, tuzlarla birleştirilir ve kristal halde kofullarla depolanır.
Ayrıca bu koful türünde bulunan renk pigmentleri ile yaprak, çiçek ve meyvelerin
renkleri oluşturulur.


Bitki hücrelerindeki kofulun bazı
özellikleri:

-Tohumlarda protein depolanmasını
sağlar.

-Bazı inorganik maddeleri
depolayabilir.

-Bazıları çiçeğe verdikleri renk
nedeniyle tozlaşmaya neden olurlar.

-Bazları ise hayvana karşı zehirli
maddeleri içererek bitkiyi hayvanlara karşı korur.

-Kofula su birikmesi, bitkinin
büyümesine neden olur.

PLASTİTLER
Klorofil, karatinoid gibi pigmentleri
bulunduran, besin sentezleyen ve depolayan hücre organelleridir.

KLOROPLAST
Bitkilerde fotosentezin gerçekleştiği
yeşil renkli plastitlerdir. Bitkilerin yeşil kısımlarında özelikle yapraklarda
bulunurlar. Yapısı disk şeklinde olup, iki katlı düz zarlardan meydana gelir.
Tilakoid zarların katmanlarıyla oluşan granalar, başlangıçta içzardan
tomurcuklanma ile meydana gelir. Daha sonra bu yapıların iç zarla bağlantısı
kaybolur.
Granalar lamelerin üst üste yığılması
sonucu oluşurlar. Bu yapı yüzey artışına ve daha fazla ışığın tutulmasına neden
olur. Granaların etrafı
stroma
denen bir sıvı ile dolmuştur. Burada
DNA, RNA, ribozomlar, fotosentez enzimleri, karbonhidratlar, yağlar, proteinler,
su ve minareler bulunur. Temel görevi ise fotosentezdir. Mitokondride olduğu
gibi ATP sentezi yapılır. Mitokondriden farkı ise burada üretilen ATP dışarıya
verilmez.
[b]
[b]KROMOPLAST

Ksantofil, karoten ve likopin gibi
çeşitli pigmentleri içeren bir plastittir. Kromoplastlarda fotosentez
gerçekleşmez; çiçek ve meyvelerin renklerini oluşturur.

LÖKOPLAST
Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında
oluşan renksiz plastittir. Işık varlığında kloroplasta dönüşür. Bitkilerin;
protein, yağ ve nişasta depoladığı yerdir.

SENTROZOM
Hayvan hücrelerinin bölünmesinde rol
oynayan, birbirine dik, iki sentriolden oluşan bir organeldir. Hücre
bölünmesinin interfaz sefasının sonuna işlenerek hücrenin kutuplarına doğru
çekilir. Bu esnada sentrozom iğ, iplikleri ortaya çıkarak kromozomların hücre
ekvatorunda asılı kalmasına sağlar. Hücre bölünmesinde aktif rol oynayan
sentrozomlar çekirdeğe yakın bulunur.

3-ÇEKİRDEK

Ökaryot hücrelerde en göze çarpan
organel olup, hücrenin kalıtım merkezidir. Hücreyi yönetir ve kromozomu
bulundurur. Hücre bölünmesinde kromozomun taşıdığı özelikler hücreden hücreye
aktarılır. Bunun için çekirdek yaşamını sürdürmesi için mutlaka gereklidir.
Genellikle her hücrede bulunan çekirdek yuvarlak veya oval bir yapıya sahiptir.
Hücrede çekirdeğin büyüklüğü ile sitoplâzmanın kütlesi arasında beli bir oran
vardır.

ÇEKİRDEĞİN YAPISI

ÇEKİRDEK
ZARI

Çekirdek materyeleri çift zarla
çevrilmiş bir şekilde sitoplâzmadan ayrılır. E.retikulumun devamı şeklinde olup,
organelin zarı ile bağlantılıdır. Hücre zarından tek farkı dış zarının üzerinde
çok sayıda ribozomun olmasıdır. RNA moleküleri porlardan sitoplâzmaya
geçer.

ÇEKİRDEK
PLAZMASI

Çekirdeğin içini dolduran sıvıya
denir. Su, protein, DNA, RNA, mineral ve diğer maddelerden oluşur.

ÇEKİRDEKÇİK
Işık mikroskobu ile belirgin olarak
görünür, hücrede bir veya daha fazla bulunabilir. Ribozom ve protein sentezinde
aktif rol oynar. Ribozomal RNA sentezlendiği yerdir. Sayısı ve büyüklüğü
hücrelere göre değişir.

KALITIM
MATERYALİ


Hücre yönetimi ve
kalıtımın sağlanmasında rol oynarlar. Çekirdeğin en önemli elemanıdır. Kromozom
organizasyonlarını sağlayarak kalıtımın devamını sağlar. DNA’nın
oluşturulmasında görev a
[/size]lır.
[/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://turkfenci.5forum.net
 
HÜCRE YAPISI VE İŞLEVLERİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TÜRKFENCİ :: dersler :: biyoloji-
Buraya geçin: