TÜRKFENCİ
Hoşgeldin!!
Kaydını hemen yap ki sitemiz büyüsün, daha yararlı olsun..!


Bilimde ve İlimde Türkiyeyi En Üst Seviyeye Ulaştırmak İçin TÜRKFENCİ'yi seçin
 
AnasayfakapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ZAMANIN GÖRECELİĞİ BİR KEZ DAHA İSPATLANDI

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
BilgeTürk
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 233
Yaş : 25
Nerden : erzurum fen den
Puan : 4185
Özel puan : 0
Kayıt tarihi : 23/09/08

MesajKonu: ZAMANIN GÖRECELİĞİ BİR KEZ DAHA İSPATLANDI   Cuma Şub. 26, 2010 8:53 pm


ZAMANIN GÖRECELİĞİ
BİR KEZ DAHA İSPATLANDI


"NASA:
İzafiyet Teorisi Doğru", "Einstein Haklı Çıktı", "NASA İzafiyet Teorisini
Doğruladı"…


[size=9]Gazetelerde yer alan bu başlıklar zamanın göreceliği konusunun bir kere
daha doğrulandığına dikkat çekiyordu.

İzafiyet Teorisi'ni günümüzden 86 yıl önce, 20. yüzyılın en büyük
fizikçisi olarak nitelendirilen Albert Einstein ortaya atmıştır. Görelilik
kuramı olarak da adlandırılan bu teoriye göre uzay ve zaman bir algıdır.
Diğer bir deyişle, mutlak zaman diye birşey yoktur. Uzay ve zamanı
algılama biçimimiz, nerede bulunduğumuza ve nasıl hareket ettiğimize
bağlıdır. Buna göre bir cismin hızına ve konumuna (çekim merkezine olan
uzaklığına) göre, zaman hızlı veya yavaş geçmektedir. Bir cisim
hızlandıkça (çekim merkezlerinin yakınında) o cismin üzerinde zaman
yavaşlamaktadır. Yani hız arttıkça zaman kısalmakta, sıkışmakta; daha
ağır, daha yavaş işleyerek sanki "durma" noktasına yaklaşmaktadır.



Bunu Einstein'ın bir
örneği ile açıklayalım. Bu örneğe göre aynı yaştaki ikizlerden biri
Dünya'da kalırken, diğeri ışık hızına yakın bir hızda uzay yolcuğuna
çıkar. Uzaya çıkan kişi, geri döndüğünde ikiz kardeşini kendisinden çok
daha yaşlı bulacaktır. Bunun nedeni uzayda hızla seyahat eden kardeş için
zamanın daha yavaş akmasıdır.


Bir cismin hızının
yanısıra konumu da zamanı etkilemektedir. Genel Görelilik Kuramı, çekim
merkezlerinin yakınında zamanın daha yavaş geçtiğini ispatlamıştır.


Ünlü fizikçi Stephen
Hawking, bu gerçeği yine bir ikiz örneğiyle şöyle anlatmaktadır:



"Görelilik kuramı
mutlak zamanı çöpe attı. Bir çift ikizi düşünelim. Diyelim ki ikizlerden
biri dağın tepesinde yaşasın, ötekisi deniz yüzeyinde. İlk ikiz (yani
dağın tepesinde yaşayan) ikincisinden daha çabuk yaşlanacaktır. Yani
yeniden karşılaştıklarında öbüründen daha yaşlı olacaktır." (Stephen
Hawking, Zamanın Kısa Tarihi, s.54)


Görelilik Kuramı ile,
hıza ve konuma göre uzayda farklı zaman dilimleri olduğu ortaya konmuştur.


Einstein'ın 1900'lü
yıllarda ulaştığı bu sonuç geçtiğimiz aylarda NASA destekli bir proje ile
doğrulanmıştır.



Uydu Yörüngelerindeki Sapma
İzafiyeti Doğruluyor


Görelilik kuramının
doğruluğu, iki bilim adamı; Ignazio Ciufolini ve Erricos Pavlis tarafından
çeşitli ölçümler yapılarak kanıtlandı. NASA, projeye 600 milyon dolarlık
bir bütçe ayırmıştı. NASA'nın yetkililerinden olan Erricos Pavlis,
"Einstein'ın, Dünya gibi büyük cisimlerin kendi eksenleri etrafında
dönerken uzay ve zamanı büktüğünü söylediğini, kendilerinin de bundan yola
çıkarak araştırma yaptıklarını" belirtti. Araştırmanın sonucunda ölçüm
yapılan uyduların yörüngesinde Dünya'nın dönüş yönünde yılda iki metrelik
sapma belirlendi. Yani uydular yörüngelerinden yılda iki metre kadar dışa
doğru itiliyorlardı. Bu, Einstein'ın uzay-zaman sürüklenmesiyle ilgili
hesaplarıyla %99 uyumlu bir bulguydu. Colorado Üniversitesi
fizikçilerinden Neil Ashby bu sonuçla ilgili olarak, "Bu, gerçekten de
uzay-zaman sürüklenmesiyle ilgili ilk kesin ölçüm" açıklamasını yaptı.


23 Ekim 2004 tarihli
Radikal gazetesinde, bu önemli bulguyla ilgili şöyle bir haber yapılmıştı:


... Pavlis, "Şayet Dünya,
etrafındaki uzay-zamanı eğiyorsa, yakınlardaki uyduların yörüngesi
değişmeliydi" dedi ve bu düşünceden hareketle LAGEOS-1 ve LAGEOS-2 adlı
uyduların yörüngelerindeki sapmayı lazer ışını kullanarak ölçtüklerini
anlattı. Pavlis, "Her iki uydunun yörüngesinde de Dünya'nın dönüş yönünde
yılda iki metrelik sapma belirledik. Ölçümlerimiz, görelilik teorisinden
hareketle daha önce yapılan hesaplara yüzde 99 uydu" dedi. İtalya'nın
Lecce Üniversitesi'nden Ignazio Ciufolini ve ABD'deki Dünya Sistemleri
Teknolojisi Birleşik Merkezi'nden Pavlis, 11 yıl iki uydudan gelen lazer
sinyallerini inceledi.


Einstein, uzay-zamanın
maddeden ayırt edilemeyeceğini, maddi cisimlerin varlığıyla koşullandığını
ve güçlü çekim gücü yaratan cisimlerin yakınında uzayın 'eğrildiğini'
iddia etmişti. Einstein'ın teorisi şimdiye dek birçok açıdan doğrulandı…


Buraya kadar kısaca
özetlediğimiz bilgilerden ortaya çıkan sonuç, zamanın algı olduğu
gerçeğinin bir kez daha ispatlanmış olmasıdır. Bu gerçek, asırlar önce
Kuran'da haber verilmiş bir bilgidir.



Zaman Algısı

Zaman algısı
aslında bir anı başka bir anla kıyaslama yöntemidir. Bunu şöyle bir
örnekle açıklayabiliriz. Bir cisme vurduğumuzda bundan belirli bir ses
çıkar. Aynı cisme beş dakika sonra vurduğumuzda yine bir ses çıkar. Kişi,
birinci ses ile ikinci ses arasında bir süre olduğunu düşünür ve bu süreye
"zaman" der. Oysa ikinci sesi duyduğu anda, birinci ses sadece zihnindeki
bir hayalden ibarettir. Sadece hafızasında var olan bir bilgidir.
Kişi, hafızasında olanı, yaşamakta olduğu anla
kıyaslayarak zaman algısını elde eder. Eğer bu kıyas olmasa,

zaman algısı da olmayacaktır.


Aynı şekilde kişi, bir
odaya kapısından girip sonra da odanın ortasındaki bir koltuğa oturan bir
insanı gördüğünde, kıyas yapar. Gördüğü insan koltuğa oturduğu anda, onun
kapıyı açması, odanın ortasına doğru yürümesi ile ilgili görüntüler,
sadece beyinde yer alan bir bilgidir. Zaman algısı, koltuğa oturmakta olan
insan ile bu bilgiler arasında kıyas yapılarak ortaya çıkar.


Kısacası
zaman, beyinde saklanan birtakım hayaller arasında
kıyas yapılmasıyla var olmaktadır. Eğer bir insanın hafızası
olmasa, beyni bu tür yorumlar yapmaz ve dolayısıyla zaman algısı da
oluşmaz. Bir insanın "ben otuz yaşındayım" demesinin nedeni, beyninde söz
konusu otuz yıla ait bazı bilgilerin biriktirilmiş olmasıdır. Eğer
hafızası olmasa, ardında böyle bir zaman dilimi olduğunu düşünmeyecek,
sadece yaşadığı tek bir "an" ile muhatap olacaktır.


Zaman bir algıdan ibaret
olduğuna göre de, tümüyle algılayana bağlı, yani göreceli bir kavramdır.
Zamanın göreceliği, rüyada çok açık bir biçimde yaşanır. Rüyada
gördüklerimizi saatler sürmüş gibi hissetsek de, gerçekte herşey birkaç
dakika hatta birkaç saniye sürmüştür.


Konuyu biraz daha
açıklamak için bir örnek üzerinde düşünelim. Özel olarak dizayn edilmiş
tek pencereli bir odada oturup, burada belirli bir süre geçirdiğimizi
varsayalım. Odada geçen zamanı görebileceğimiz bir de saat bulunsun. Aynı
zamanda odanın penceresinden güneşin belirli aralıklarla doğup-battığını
görelim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra, o odada ne kadar kaldığımız
sorulduğunda vereceğimiz cevap; hem zaman zaman saate bakarak edindiğimiz
bilgi, hem de güneşin kaç kere doğup battığına bağlı olarak yaptığımız
hesaptır. Örneğin, odada üç gün kaldığımızı hesaplarız. Ama eğer bizi bu
odaya koyan kişi bize gelir de, "aslında sen bu odada iki gün kaldın"
derse ve pencerede gördüğümüz güneşin aslında suni olarak oluşturulduğunu,
odadaki saatin de özellikle hızlı işletildiğini söylerse, bu durumda
yaptığımız hesabın hiçbir anlamı kalmaz.


Bu örnek de
göstermektedir ki zamanın akış hızıyla ilgili bilgimiz, sadece algılayana
göre değişen referanslara dayanmaktadır.



Kuran'da İzafiyet

Görüldüğü gibi zamanın
göreceliği konusu ispatlanmış bilimsel bir gerçektir. Ancak yazının
başında da belirttiğimiz gibi bu gerçek, yüzyılın başlarında Einstein'ın
görecelik kuramı ile ortaya çıkmıştır. O döneme dek insanlar zamanın
göreceli bir kavram olduğunu, ortama göre değişkenlik gösterebileceğini
bilmiyorlardı. Ama ünlü bilim adamı Albert Einstein, görecelik kuramı ile
bu gerçeği açık olarak ispatladı. Zamanın, kütleye ve hıza bağımlı bir
kavram olduğunu ortaya koydu. Daha önce hiç kimse bu konuyu açıkça dile
getirmemişti.


Kuran'da ise -Kuran'ın
indirildiği dönemde hiçbir insan tarafından bilinmeyen- bu gerçek haber
verilmişti. Kuran-ı Kerim ayetlerinde zamanın izafi olduğunu gösteren
bilgiler vardı. Bu konuyla ilgili bazı ayetleri şöyle sıralayabiliriz:


...
Gerçekten, senin Rabbinin Katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan
bin yıl gibidir. (Hac Suresi, 47)

Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta
olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O'na yükselir. (Secde Suresi, 5)

Melekler ve Ruh (Cebrail), O'na, süresi elli bin yıl olan bir günde
çıkabilmektedir. (Mearic Suresi, 4)


610 yılında indirilmeye
başlanan Kuran'da böylesine açık bir şekilde zamanın göreceliğinden
bahsediliyor olması, onun İlahi bir kitap olduğunun bir önemli
delillerinden biridir.




İzafiyet ve
Materyalistlerin Büyük Yanılgıları



İzafiyet
Teorisinin doğrulanmış olmasının önemli bir sonucu da materyalistlerin
"mutlak zaman-sonsuz evren" iddialarının geçer-sizliğini bir kez daha
ortaya koymuş olmasıdır. Materyalistler, maddenin yanı sıra zamanın da
mutlak oldu-ğunu, yani sonsuzdan gelip sonsuza gittiği yanılgısını
savunurlar. Bu çarpık anlayışa dayanarak da kaderi, ahiret gününü, cenneti
ve cehennemi red-detmeye çalışırlar. Oysa bugün modern bilim, maddenin
olduğu gibi, maddenin bir türevi olan zamanın da maddeyle birlikte
yokluktan var edildiğini ve zamanın da bir başlangıcı olduğunu
ispatlamıştır. Aynı zamanda, zamanın izafi (göre-celi-rölatif) bir kavram
olduğu, mater-yalistlerin yüzyıllardır zannettikleri gibi değişmez ve
sabit olmadığı, değişken bir algı biçimi olduğu da bu yüzyılda ortaya
çıkmıştır. Zamanın ve mekanın izafiyeti Einstein'ın "İzafiyet" teorisiyle
kanıtlanmış ve bu gerçek bugünkü modern fiziğin temelini oluşturmuştur. Sonuç olarak, zaman ve
mekan mutlak olmayan, başlangıçları olan, Allah'ın yoktan var ettiği
kavramlardır. Zamanı ve mekanı yaratan Allah, elbette ki bunlara tabi
değildir. Allah, zamanın her anını zamansızlıkta belirlemiş, tespit etmiş
ve yaratmıştır. İşte materyalistlerin akıl erdireme-dikleri "Kader"
gerçeğinin özü de buradadır. Bizim için geçmişte
yaşanmış ve gelecekte yaşanacak olan olayların tümü, zamana tabi olmayan,
zamanı yoktan var eden Allah'ın bilgisi ve hakimiyeti dahilin-dedir.


Kuran'ın 1400 yıl önce
bildirdiği ve iman edenlerin gönülden inandıkları gerçekleri bugün modern
bilim de doğrulamakta ve Kuran'ın Allah'ın sözü olduğuna bir kere daha
şahitlik etmektedir.



_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://turkfenci.5forum.net
 
ZAMANIN GÖRECELİĞİ BİR KEZ DAHA İSPATLANDI
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TÜRKFENCİ :: bilimsel :: Makaleler Ve Bilimsel Yazılar-
Buraya geçin: