TÜRKFENCİ
Hoşgeldin!!
Kaydını hemen yap ki sitemiz büyüsün, daha yararlı olsun..!


Bilimde ve İlimde Türkiyeyi En Üst Seviyeye Ulaştırmak İçin TÜRKFENCİ'yi seçin
 
AnasayfakapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 HÜCRE YAPISI VE İŞLEVLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
BilgeTürk
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 233
Yaş : 24
Nerden : erzurum fen den
Puan : 3847
Özel puan : 0
Kayıt tarihi : 23/09/08

MesajKonu: HÜCRE YAPISI VE İŞLEVLERİ   Cuma Ara. 05, 2008 7:43 pm

HÜCRE YAPISI VE İŞLEVLERİ

1-HÜCRE ZARI


Her
hücrede bulunur. Ve ince yapısından dolayı ancak elektron mikroskobu
ile ayırt edilebiliriz. Sitoplâzmayı sınırlar ve madde geçişini
düzenler. İki fosfolipitten meydana gelen hücre zarında fosfolipitlere
ek olarak proteinler, glikolipitler ve glikoproteinler bulunur. Bazı
proteinler zarda enine uzanarak madde geçişini sağlayan
por adı
verilen geçitleri oluştururlar. Ve porlar ise hücre zarından
geçemeyecek olan suda erimiş küçük maddelerin geçişini
sağlar. Glikolipitler ve glikoproteinler, zara mozaik bezeri bir
görüntü verir. Hücre dedektörleri diyebileceğimiz
reseptörler de
bu maddelerden oluşur. Bu yapı sayesinde hücre bulunduğu ortamdaki
değişiklikleri ve uyarıları algılar ve tepki gösterir. Reseptörlerin
tahrip olması durumunda hücre çevresinde olup biteni algılayamaz buda
kansere sebep olabilir. Canlı olan zarın geçirgen olabilmesi için
akışkan olması gerekir. Zar katılaştığında geçirgenliği değişir ve
enzimler inaktif duruma geçer. Bu nedenle hücre zarında, sıcaklığın
değişkenliğine göre, lipit bileşimi değiştirilir.




HÜCRE ÇEPERİ

Bitki, mantar ve bakteri hücrelerinde bulunur. Bu canlılarda bulunan
çeperlerin temel yapıları farklıdır. Çeper, bitkide selüloz,
mantarlarda kitin, bakterilerde ise aminoasit ve glikoz türevi
molekülünden meydana gelmiştir. Temel maddesi selüloz olan bu yapı
bitki dokularının mekanik direncini sağlar. Cansızdır ve üzerinde
porları bulunur. Komşu hücrelerin çeperi, birbirine pektin maddeleri
ile bağlanmıştır. Hücreler arasındaki petkinden oluşan bu tabakaya
orta lamel denir.
[size=29]2-SİTOPLÂZMA




Sitoplâzma; hücre zarı ile çekirdek arasında bulunan, hücre iskeleti,
organeller ve sitozol adı verilen sıvıdan oluşan hücrenin
bölümüdür. Sitoplâzmada canlı yapıyı organeller Cansız yapıyı ise
organik ve inorganik bileşikler oluştur.


[b]ORGANELLER

MİTOKONDRİ

Oksijenli solunum yapan bütün ökaryot hücrelerde görünür. Hücredeki
görevi, enerji üretmektir. Dolayısıyla; enerji ihtiyacının ve aktif
taşımanın fazla olduğu hücrelerde sayıları fazladır. Genellikle hayvan
hücrelerindeki sayısı bitki hücrelerinden fazladır.

Çift katlı zar yapısında olan mitokondrinin dış zarı düz ve esnek, iç zarı ise genişletilecek şekilde krista adı verilen kıvrımlardan oluşur. Bu kıvrımların arası matriks adı
verilen sıvı ile doludur. İç zarın üzerinde ve matriks içerisinde
solunum enzimleri bulunur. Vücuda alınan besinler sindirim sistemimde
yapı taşlarına parçalanarak hücrelere geçer. Hücrelere geçen besin
maddeleri mitokondride oksijenle yakılarak ATP enerjisine dönüştürülür.
Bu olaya oksijenli hücre solunumu denir.


Mitokondride DNA, RNA ve ribozomlar bulunur. Tıpkı bir hücre gibi
mitokondrilerde bölünebilirler. Ayrıca kendilerine özgü bir
metabolizmaları vardır. Mitokondrinin DNA’SI çekirdeğinkine göre daha
az bilgi taşır.

RİBOZOM
[b]Virüsler
hariç bütün hücrelerde bulunan ribozom, en küçük organeldir.
Ribozomlarda protein sentezi yapılır. Hücreye giren aminoasitler burada
protein haline getirilir. Hücre dışında da gerekli ortam
hazırlandığında protein sentezi yapılabilir.

Zarlı
bir organel olmayan ribozomların yapısında r RNA ve proteinler bulunur.
Protein kısmı ribozomlarda, r RNA kısmı ise çekirdekçikte yapılır.
Ribozomu oluşturacak r RNA ve proteinler, çekirdekte birleşerek büyük
ve küçük birimler meydana getirirler. Bu birimler, daha sonra
sitoplâzmaya geçer. Protein sentezi yapıldıktan sonra birimler
birbirinden ayrılırlar.


Ribozomlar, hücrede bir organele bağlı veya serbest olarak görünürler.
Bağlı olarak E.retikulum ve çekirdek zarı üzerinde serbest olarak ise
sitoplâzma sıvısı, kloroplast ve mitokondri matriksinde görünür.

ENDOPLAZMİK RETİKULUM

Hüre zarını, çekirdek zarına bağlayan kanallardan meydana gelir.
Alyuvarlar hariç, genelde bütün ökaryot hücrelerde bulunur. Bu yapı her
hücrede kendine özgüdür yani kanalcıkları sabit değildirler.
Kanalcıklar hücre bölünürken kaybolur daha sonra yeniden oluşur.

GRANÜLLÜ ENDOPLAZMİK RETİKULUM
[b]Zarları
üzerinde ribozom bulunduğu için granüllü bir görüntüye sahiptir. Bu
organel tipi protein üretiminin fazla olduğu hücrelerde daha iyi
gelişir.

GRANÜLSÜZ ENDOPLAZMİK RETİKULUM
[b]Üzerinde ribozom bulunmayan düz bir yapıya sahiptir.
Başlıca özellikleri:
-Zarları üzerinde bulunan ribozomların sentezlediği proteinleri golgi aygıtına taşır.
-Yağ sentezi yapar
-Hücreye desteklik sağlar.
-Hücre içi iletişimi sağlar.
-Hücrede asidik bazik tepkimelerin, birbirini etkilemeden geçekleşmesinde görev alır.
-çizgili kaslarda kasların kasılıp gevşemesini sağlar.
-Yapı ve fonksiyon yönüyle çekirdekle ilişkisi vardır.
GOLGİ AYGITI
Olgunlaşmış
alyuvar hücreleri hariç bütün ökaryot hücrelerde görülür. Üst üste
yığılmış yassı keselerden meydana gelir. Bu keseler golgi ve diğer
yapıtlar arasında madde taşımasında görev yapar. En önemli fonksiyonu
salgılamalardır.

Golginin hücredeki fonksiyonları:
-Oluşturduğu kesecikler, hüre zarının yapısına katılır. Zarın hareket etmesini ve genişlemesini sağlar.
-Salgı yapan hücrelerde çok iyi gelişmiştir.
-Lizozomun oluşumunda görev alır.
-Keselerden tomurcuklanma ile bazı kofullar oluşur.
-Bitkilerde hücre çeperinin üretiminde rol oynar.
LİZOZOM

İçerisinde hidrolitik(parçalayıcı) enzim bulunan, 1mm büyüklüğünde, tek
katlı zarla çevrili, kese şeklindeki yapılardır. Lizozomun enzimleri
ribozomlarda sentezlenir, endoplazmik retikulumla golgiye getirilir,
burada paketlenerek kesecikler halinde salınır.


Lizozomda elliye yakın enzim bulunur ve bunlar en iyi phsı yaklaşık 5
olan ortamlarda çalışır. Bu nedenle sitozoldan, lizozom içine aktif
taşımayla hidrojen iyonları pompalanır. Sitoplâzmaya enzim sızması
durumunda bu enzimler ph değeri nötral olan ortamda çalışmaz. Ancak çok
sayıda enzim sızması durumunda hücre parçalanabilir. Bu organel
alyuvarlar hariç, tüm hayvan hücrelerinde, özelikle pinositoz Ve
fagositoz yapan hücrelerde bol miktarda bulunur. Bitki hücrelerinde ise
bu yapıya benzeyen yapılar bulunur.

Lizozomun başlıca görevleri:
-Hücre bölünmesinde ve yaşlı organellerin parçalanması
-Hücre savunmasında görev alan akyuvar hücrelerinde çok sayıda bulunur.
-Spermin yumurtayı delmesinde görev alır.
-Lizozom bozulması sonucunda mutasyon oluşabilir ve bunun sonucunda kansere sebebiyet verilebilir.

Lizozomun hidrolitik enzimleri, hücrenin kendi organik materyallerinin
de geri dönüşümü için kullanılır. Hücrenin kendi lizozomu ile kondröllü
olarak yıkılması çok hücreli organizmaların gelişiminde önemli rol
oynar.

Organelde parçalayıcı enzimlerinden birinin yok olması sonucunda depolama hastalığı ortaya çıkar.


KOFUL

Hücrelerde artık madde, mineral, besin ve bazı pigmentlerinde
depolandığı, tek zara sahip, torba şeklindeki organeldir. Genellikle
golgi ve endoplazmik retikulumdan meydana gelir.

[b]BESİN KOFULU

Genellikle bir hücreli canlılarda ve akyuvar hücrelerinde bulunur. Bu
kofullar büyük moleküllü besinlerin değişikliğe uğrayarak kese şeklinde
hücre içine alınmasıyla oluşur. Koful içinde moleküller lizozomlar
sayesin de küçük moleküllere ayrılır. Küçük moleküller koful zarından
sitoplâzmaya geçer ve hücre işlevlerinde kullanılır.

BOŞALTIM KOFULU
Tatlı sularda yaşayan tek hücrelilerde bir yâda iki tane bulunur. Görevi hücre içerisindeki fazla suyu dışarıya atmaktır.
DEPO KOFULU
Bu
koful bitki hücrelerinde tipik bir yapı olup hayvan hücrelerinde
küçüktür. Metabolizma sonucunda ortaya çıkan zehirli maddeler, tuzlarla
birleştirilir ve kristal halde kofullarla depolanır. Ayrıca bu koful
türünde bulunan renk pigmentleri ile yaprak, çiçek ve meyvelerin
renkleri oluşturulur.


Bitki hücrelerindeki kofulun bazı özellikleri:
-Tohumlarda protein depolanmasını sağlar.
-Bazı inorganik maddeleri depolayabilir.
-Bazıları çiçeğe verdikleri renk nedeniyle tozlaşmaya neden olurlar.
-Bazları ise hayvana karşı zehirli maddeleri içererek bitkiyi hayvanlara karşı korur.
-Kofula su birikmesi, bitkinin büyümesine neden olur.
PLASTİTLER
Klorofil, karatinoid gibi pigmentleri bulunduran, besin sentezleyen ve depolayan hücre organelleridir.
KLOROPLAST
Bitkilerde
fotosentezin gerçekleştiği yeşil renkli plastitlerdir. Bitkilerin yeşil
kısımlarında özelikle yapraklarda bulunurlar. Yapısı disk şeklinde
olup, iki katlı düz zarlardan meydana gelir. Tilakoid zarların
katmanlarıyla oluşan granalar, başlangıçta içzardan tomurcuklanma ile
meydana gelir. Daha sonra bu yapıların iç zarla bağlantısı kaybolur.
Granalar
lamelerin üst üste yığılması sonucu oluşurlar. Bu yapı yüzey artışına
ve daha fazla ışığın tutulmasına neden olur. Granaların etrafı
stroma denen
bir sıvı ile dolmuştur. Burada DNA, RNA, ribozomlar, fotosentez
enzimleri, karbonhidratlar, yağlar, proteinler, su ve minareler
bulunur. Temel görevi ise fotosentezdir. Mitokondride olduğu gibi ATP
sentezi yapılır. Mitokondriden farkı ise burada üretilen ATP dışarıya
verilmez.
[b]
[b]KROMOPLAST

Ksantofil,
karoten ve likopin gibi çeşitli pigmentleri içeren bir plastittir.
Kromoplastlarda fotosentez gerçekleşmez; çiçek ve meyvelerin renklerini
oluşturur.

LÖKOPLAST
Bitkilerin
ışık görmeyen kısımlarında oluşan renksiz plastittir. Işık varlığında
kloroplasta dönüşür. Bitkilerin; protein, yağ ve nişasta depoladığı
yerdir.

SENTROZOM
Hayvan
hücrelerinin bölünmesinde rol oynayan, birbirine dik, iki sentriolden
oluşan bir organeldir. Hücre bölünmesinin interfaz sefasının sonuna
işlenerek hücrenin kutuplarına doğru çekilir. Bu esnada sentrozom iğ,
iplikleri ortaya çıkarak kromozomların hücre ekvatorunda asılı
kalmasına sağlar. Hücre bölünmesinde aktif rol oynayan sentrozomlar
çekirdeğe yakın bulunur.

3-ÇEKİRDEK


Ökaryot
hücrelerde en göze çarpan organel olup, hücrenin kalıtım merkezidir.
Hücreyi yönetir ve kromozomu bulundurur. Hücre bölünmesinde kromozomun
taşıdığı özelikler hücreden hücreye aktarılır. Bunun için çekirdek
yaşamını sürdürmesi için mutlaka gereklidir. Genellikle her hücrede
bulunan çekirdek yuvarlak veya oval bir yapıya sahiptir. Hücrede
çekirdeğin büyüklüğü ile sitoplâzmanın kütlesi arasında beli bir oran
vardır.

ÇEKİRDEĞİN YAPISI
ÇEKİRDEK ZARI
Çekirdek
materyeleri çift zarla çevrilmiş bir şekilde sitoplâzmadan ayrılır.
E.retikulumun devamı şeklinde olup, organelin zarı ile bağlantılıdır.
Hücre zarından tek farkı dış zarının üzerinde çok sayıda ribozomun
olmasıdır. RNA moleküleri porlardan sitoplâzmaya geçer.

ÇEKİRDEK PLAZMASI
Çekirdeğin içini dolduran sıvıya denir. Su, protein, DNA, RNA, mineral ve diğer maddelerden oluşur.
ÇEKİRDEKÇİK
Işık
mikroskobu ile belirgin olarak görünür, hücrede bir veya daha fazla
bulunabilir. Ribozom ve protein sentezinde aktif rol oynar. Ribozomal
RNA sentezlendiği yerdir. Sayısı ve büyüklüğü hücrelere göre değişir.

KALITIM MATERYALİ
Hücre
yönetimi ve kalıtımın sağlanmasında rol oynarlar. Çekirdeğin en önemli
elemanıdır. Kromozom organizasyonlarını sağlayarak kalıtımın devamını
sağlar. DNA’nın oluşturulmasında görev alır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://turkfenci.5forum.net
 
HÜCRE YAPISI VE İŞLEVLERİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TÜRKFENCİ :: okula yönelik :: ödevler-
Buraya geçin: