TÜRKFENCİ
Hoşgeldin!!
Kaydını hemen yap ki sitemiz büyüsün, daha yararlı olsun..!


Bilimde ve İlimde Türkiyeyi En Üst Seviyeye Ulaştırmak İçin TÜRKFENCİ'yi seçin
 
AnasayfakapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 YARALI MUSTAFA KEMAL

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
BilgeTürk
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 233
Yaş : 24
Nerden : erzurum fen den
Puan : 3821
Özel puan : 0
Kayıt tarihi : 23/09/08

MesajKonu: YARALI MUSTAFA KEMAL   Cuma Ara. 05, 2008 7:26 pm

YARALI MUSTAFA KEMAL
(Halide Edip Adıvar, orduya bir nefer olarak katılmayı istemiş. Bu
isteği başkomutanlıkça kabul olunmuş ve garp cephesine gidip katılması
emri gelmiş. Sakarya meydan savaşının arifesindeyiz. Mustafa Kemal
Alagöz köyünde, cephenin yanı başında).
... Bir zabit beni Mustafa Kemal Paşa’nın karargahına götürdü. Solda
toprak yığınlarının altında birkaç evin ışığı yanıyordu. Bir tek
karanlıktan geliyordu. O'da telefon servisini yapan bir askerin "inler,
katrancı, inler, katrancı" diye bir köyle muhaberesiydi. Sağ taraf bir
çukur, içinden su geçiyor. Arkasında üç ev daha var. Bu evlerin
arkasında yine ışıkları yanan çadırlar; uzun ve sivri bir direk; telsiz
tesisatı. Köy yolları karanlık ve çamur içinde. Ay batmış, gece yarısı
oluyor. Küçük bir tahta köprüyü geçerek öbür taraftaki eve gittik.
Mustafa Kemal Paşa'nın muhafızları kapıda; onlardan biri beni yukarıya
çıkardı. Paşa’nın yaveri Muzaffer Bey beni Paşa’nın odasına götürdü.
Çok aydınlık ve tek lüks lambası olan bir Anadolu odası.
Mustafa Kemal Paşa, oturduğu koltuktan güçlükle kalkmaya çalıştı. Çünkü
kaburga kemikleri hala ağrılar içindeydi. Paşa’ya doğru kalbimde
mutlak, bir hürmetle gittim. O mütevazi odada bütün gençliğin, "bir
millet yaşasın diye ölmeyi göze alan kararı"nı temsil ediyordu. Ne
saray, ne şöhret, ne herhangi bir kudret, onun o odadaki büyüklüğüne
yaklaşamaz. Gittim, elini öptüm.
"Safa geldiniz hanımefendi" dedikten sonra bana bir sandalye gösterdi.
Ve Ankara hakkında havadis sordu. Aynı zamanda tahta masanın üzerindeki
bir haritaya eğilerek : durumu, dört yaşındaki bir çocuğun bile
anlayabileceği kadar açık ve sade bir ifade ile anlattı. İşte Sakarya
kıvrılarak gidiyor. Nehrin etrafına üzerlerinde kırmızı ve mavi kağıt
kelebekler titreşen toplu iğneler konulmuş. Eğer askeri durum
hakkındaki duygularımı Mustafa Kemal Paşa'ya söylesem mutlaka gülerdi.
Yunan ordusu kocaman bir canavar gibi Ankara'ya yaklaşmış görünüyordu.
Buna muvazi olarak Sakarya'nın doğusunda Türk ordusu da kıvrılarak bu
canavarın Ankara'yı yutmasına mani olmaya çalışıyordu. Siyah canavar o
kadar kocamandı ki, insana korku veriyordu.
"Eğer Ankara'ya gider de bizi geride bırakırsa ne yaparız?" diye sordum. Korkunç bir kaplan gibi güldü.
- "İyi yolculuklar efendiler" derim; arkalarından vurarak onları Anadolu’nun boşluğunda mahfederim!
Halide Edip Adıvar, Türkün Ateşle İmtihanı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://turkfenci.5forum.net
 
YARALI MUSTAFA KEMAL
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TÜRKFENCİ :: sosyal :: Atalarımızdan-
Buraya geçin: