TÜRKFENCİ
Hoşgeldin!!
Kaydını hemen yap ki sitemiz büyüsün, daha yararlı olsun..!


Bilimde ve İlimde Türkiyeyi En Üst Seviyeye Ulaştırmak İçin TÜRKFENCİ'yi seçin
 
AnasayfakapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yahya Kemal Beyatlı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
BilgeTürk
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 233
Yaş : 24
Nerden : erzurum fen den
Puan : 3847
Özel puan : 0
Kayıt tarihi : 23/09/08

MesajKonu: Yahya Kemal Beyatlı   Salı Eyl. 23, 2008 8:08 pm

Yahya Kemal Beyatlı ( 02 Aralık 1884 - 01 Kasım 1958 )
Vatan konulu şiirleriyle tanınan şair ve
yazarımız 2 Aralık 1884'te Üsküp'te doğdu. Asıl
adı Mehmet Agah'tır. Babası Nişli
İbrahim Bey, annesi Şair Galip
Beyin yeğeni Nakiye Hanımdır. Öğrenimine
Üsküp'te başlamış,
Selanik'te devam etmiş ve
İstanbul'da Vefa İdadilerinde bitirmiştir.
1903'te Paris'e kaçmıştır.
Orada, II. Abdülhamid'e karşı
mücadele eden Jön Türklerle tanıştıysa da
onlara katılmamıştır.
Burada siyasal bilgiler eğitimi
almış, tarih ve millet sevgisinin gelişmesinde
hocalarının (özellikle Albert Sorel) etkisi görülmektedir. Paris'te dokuz yıl
kalmıştır. 1912'de İstanbul'a
dönmüş, edebiyat ve tarih öğretmenliği
yapmıştır. Türk Ocağındaki
sohbetler ile sanat, tarih ve milliyetçilik üzerindeki görüşlerini,
dönemin aydınlarına benimsetmiştir. Ziya
Gökalp ile yakın bir arkadaşlığı
olmasına rağmen fikir ayrılıkları da vardır. 1915-1918 yılları
arasında Darülfunun müderrisi seçilmiş,
medeniyet tarihi, batı edebiyatı ve Türk edebiyatı okutmuştur.
İstiklal savaşını
başından beri desteklemiş ve
cesaret dolu yazılar yazmıştır. Bu
yazıları İleri, Tevhid-i Efkâr gazeteleri ve Dergâh dergisinde
yayımlanmıştır. Milliyetçi gençliğin öncüsü
durumuna gelmiştir.
1922'de Ankara'ya gidip Hakimiyet-i Milliye gazetesinde başyazar
oldu. Lozan'a Türk heyetinde danışman
sıfatıyla katılmıştır.
1923'de Urfa milletvekili olmuş, 1926'da
Varşova sonra da Madrid, en sonunda da Lizbon elçiliklerinde
bulunmuştur. 1934'de yurda dönmüştür.
1948'de Hayal şehir
şiirine "İnönü
şiir mükafatı" verildi, aynı dönemde Pakistan
büyükelçiliği yaptı. Bir yıl sonra emekli olup İstanbul'a
dönmüştür. 2 Aralık 1951'den sonra İstanbul'da Park Otelin kendisine ayrılan dairesinde
yaşamış, 1 Kasım
1958 tarihinde de vefat etmiştir.

Fikirleri ve kişiliği:
Yahya Kemal, her hali ile
(yetişme tarzı, kültürü...) Türk olan millî
şahsiyetlerimizden birisidir. Millî ve
İslâmi bir terbiyeden sonra, Paris'de geçen Yahya Kemal
sanatsal ve düşünsel
alanda iyi bir şekilde
yetişmişti.
Avrupa'nın ilminden uzak yaşanamayacağı kadar
batı taklitçiliğinin de
yanlışlığını
savunan bir şahsiyetimizdir. O, şiirlerinde zengin bir fikir ve dünya
görüşü ortaya koymuştur.
Şiirlerinde açıktan açığa
öğreticilik yoktur. Ona göre "Filozof, ölüm
karşısında felsefe yapabilir, fakat şair ölüm
macerasını ürperme ile anlatmalıdır". Yahya Kemal'in fikirlerini kavramadan
şiirlerinin anlaşılmayacağı
gerçektir. En belirgin yönü şiire ve
kendi şairliğine
duyduğu saygıdır. "Mısra benim namusumdur" sözünü sık sık
yinelemiştir. Ona göre Türk milletinin oluşunda ve
milliyet anlayışının
gelişmesinde başlıca
unsurlar olan tarih, vatan, ırk, din, dil ve güzel sanatlar üzerinde
durmuştur. Yahya Kemal'e göre vatan; "Hiç bir zaman bir
nazariye değil, bir topraktır. Toprak cedlerin mezarlarıdır.
Camilerin kurulduğu yerdir.
Sanayi-i Nefise adına ne yapılmışsa onun
sergisidir." Şaire göre
ırk; bir vatan üstünde yaşanılmış tarihin
verimidir. Coğrafî bir
oluştur. Kullandığı dil ise
İstanbul halkı Türkçesidir ve "Bu dil
ağzımda annemin sütüdür" mısrası ile dile
verdiği önemi ortaya koyar.

Eserleri: Yahya Kemal'in en
önemli eserlerinden biri "Kendi Gök Kubbemiz" (İstanbul
1961), adlı şiir kitabıdır. Yazar şiirlerinde vatan, aşk,
mücadele ve İstanbul vb. konuları işlemiştir. Bu
şiir kitabında Süleymaniye'de Bayram Sabahı ve Akıncı
gibi tanınmışşiirleri
yer alır. Bu kitapta Yahya Kemal'in Türk şiirine
getirdiği farklı söyleyişi
görmekteyiz. Aynı dönemde yazılan diğer
şiirleri ile Yahya Kemal'in şiirlerini
karşılaştırdığımızda
bugün bile rahatlıkla Darül Muallimin, Bahriye mektebi en sonunda da
Denülfünun'da öğretmenlik
yapmıştır. Öğretmenliğini
felsefe alanında yapmış,
doğunun eserlerini anlatmaya çalışmıştır.
Darülfünun'da İslâm ve
Türk Sanayi-i Nefise Tarihi okutmuştur.
Yazarlığa İttihat ve
Terakkiye bağlı olan Şurayı
Ümmet gazetesinde başlamıştır.
Fecr-ı Ati topluluğuna
girmiş, Servet-i Fünun'da mensur ve manzum yazıları
çıkmıştır. Türk Ocaklarının kuruculuğu için
Tıbbiyelilerin önerdiği listede
Hamdullah Suphi'de bulunmuş, henüz
tanınmadığı için seçilmemiştir. Y.
Akçura'nın aracılığıyla Ocak
1912'de ocağa üye olduktan kısa bir süre sonra idare heyeti
başkanlığına
yükselmiştir. Anadolu'da ocakların yaygınlaşmasında
önemli rolü vardır. Türkocağı
merkezinin imparatorluğun son
döneminde İngilizler tarafından işgal
edilmiş, Hamdullah Suphi işgalleri
protesto edenlere öncülük etmiştir. Son
Osmanlı Meclis-i Mebusanı seçilirken ocağın ileri
gelen birkaç ismi "Millî Türk Fırkası" adıyla seçime
katılmışlar ve kazanmışlardır.
Meclise girenler arasında Hamdullah Suphi Bey de vardır. Ankara'da TBMM
kurulduğunda Hamdullah Suphi, Antalya milletvekili olarak
meclise girmiştir.
İkinci ve üçüncü TBMM'de İstanbul
milletvekili olarak görev almıştır.

[/size]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://turkfenci.5forum.net
 
Yahya Kemal Beyatlı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TÜRKFENCİ :: okula yönelik :: ödevler-
Buraya geçin: